|
Diyarbakır'ın Lice ilçesine bağlı Şenlik Köyü'nde 28 Eylülde hayvanlarını otlatırken askerler tarafından havan topu atılarak parçalanan Ceylan Önkol 19 Ekim günü 34 dağ ceylanının yüreğinde barış elçisi olarak halkının içine geldi Bu topraklarda savaşla beslenen caniler Ceylan’ı kaç parçaya ayırmıştı 34 parçamı? Belki daha fazla ya da az. Ne olursa olsun Ceylan Önkol tarihe bir milad olarak geçecek 19 Ekim günü Haburun diğer yakasından başlayarak yola çıkan 34 barış elçisinin suretine bürünmüş savaşa inat barışı haykırıyordu. Evet Kürt açılımının tartışıldığı ve tıkanma aşamasına geldiği bir süreçte, Kürt halk önderi sayın Abdullah Öcalan tarafından adeta doping gibi süreçin yolunu açmak amacıyla bir çağrı yapıldı. Üç koldan gelmesi planlanan barış gruplarının ilk iki grubu güney parçasından kuzeye geçti. Gelen gruplar yola çıktıkları yerden itibaren büyük bir coşku ile uğurlanarak geldikleri kuzey parçasında büyük bir görkemle karşılandılar. 19 Ekim Kürt halkının yürüttüğü mücadeleye yeni bir tarih olarak yazıldı, bu tarihi an bir çok gerçeği açık bir biçimde dünyanın önüne koydu. Yıllardır savaşın sürdüğü bu topraklarda, bu halkın barışa da hazır olduğunu ve barış içinde neler yapacağını gösterdi. Kürt Halkı öderliği ve gerillası ile nasıl bütünleştiğini bir daha dosta da düşmana da göstermiş oldu. Bu görkemli karşılamayı yapan Kürt halkı muhatabının kim olduğunu kimle nasıl bir barış yapılacağını göstermiş oldu. Uzun bir zamandan beri Kürdistan’ın bütün parçalarında ve Ortadoğu da uygulanan ve başını ABD’nin çektiği,kuzey Kürtlerini muhatap olmaktan çıkarma planı boşa çıktı.
Kendi kontrolünde oluşan güney parçasını çekim merkezi yapma planın tutmayacağını,bütün dayatma ve boşa çıkarma planlarına rağmen dünyada Kürt mücadelesinde baş aktörün Kuzey Kürtlerinde olduğunu gösterdi. Ve her şeyden önemlisi siyasetinde politikanın da nasıl yapılacağını Kürt halk önderi Sayın Abdullah Öcalan attığı bu somut adımla göstermiş oldu. Sayın Abdullah Öcalan kendi cephesinden Kürdistan ve Türkiye de demokratik bir sistemin yaşam bulması için yıllardır yürüttüğü barış çağrılarının somut bir adımını daha hayata geçirdi. Şimdi sıra Türkiye Devleti ve hükümetinde, ne kadar samimi olduğunu göstermek zorunluluğu devletin omuzlarına binmiş durumda. Kürt tarafının attığı bu tarihi adımla aylardır suskun bekleme politikası yürüten sol, sosyalist, demokrat taraflar bile konuşmaya başladı. Kürt halkının bu görkemli duruşu ve gelen barış elçilerini karşılaması herkesi konuşmak zorunda bıraktı.
Devlet ve hükümet her ne kadar bu durumdan kendince bazı paylar çıkarmaya çalışsa da ve yürütmüş oldukları açılım planın parçasıymış gibi yansıtmaya çalışsa da işi kimin yaptığını bütün dünya görmüş oldu.
Bu durumda Kürt tarafı Sayın Abdullah Öcalan’ın attığı somut adımla süreci kendilerinin belirlediğini gösterdi.
Devlet ve AKP hükümeti ise atılan bu somut adımı boşa çıkarmak için gelen barış gruplarını serbest bırakma hamlesiyle sureci kendi kontrolüne almaya çalıştı.
Şimdi olması gereken gelen barış gruplarını ve taleplerini dinlemek, Kürdistan ve Türkiye’deki halkların beklediği barış ve huzur ortamını yaratmak ve bu coğrafyada artık Ceylanların ölmemesi için devlet ve hükümetin somut adımlar atması şart.
Türkiye halkına ve demokrat devrimcisine düşen görev ise Avrupa’dan gelecek üçüncü barış grubunu aynı görkemle karşılamaktır. Kürt halkının yürüttüğü ve ortaya koyduğu görkemli duruşun yanında olduğunu göstermektir.
|