Dersim'de Uzunçayır Barajı'nda su tutulmaya devam edilirken, yapılmak istenen diğer barajlarla birlikte Dersim'nin tarihi, kültürü de yok olacak.
Barajlarla birlikte bölgenin iklimi değişicek ve kutsal sayılan Munzur gözeleri kuruyacak, Munzur Baba yok olacak. Kutsal sayılan birçok ziyaret de yok olup gidecek. Ancak bütün bunlara rağmen Dersimliler bu yıkımı sessiz ve tepkisiz izliyor. Av. Barış Yıldırım, 'Dersim ya tarihte ortaya koyduğu direnişi devam ettirerek ciddi bir tarih yazacak, ya da Dersim tarihe karışacaktır' dedi.
Munzur Vadisi üzerinde Uzunçayır Barajı'ndan sonra yapımı düşünülen Akyayık, Konaktepe, Konaktepe Hidroelektrik 1 ve 2, Kaletepe, Bozkaya, Kemerbel baraj yapım çalışmaları hızla sürüyor. Özellikle Hasankeyf'i sulara gömecek Ilısu Barajı'na karşı büyük bir direniş verilirken, Doğu Karadeniz'de derelere yapılmak istenen hidroelektrik santrallerine karşı köylüler büyük bir mücadele sürdürürken, Dersim'in kültürel, sosyal, coğrafik ve ekonomik yapısını talan edecek olan barajlara karşı Dersimlilerin sessizliği dikkat çekiyor.
'Tarihimize sahip çıkmalıyız'
Ana Fatma Kadın Derneği Başkanı Nurhayat Bakıray, 'Gözümüzün önünde bir geçmiş su altında kalıyor ve biz buna sesiz kaldık' dedi. Bakıray, sivil toplum örgütleri olarak gerekenleri yerine getirmediklerini belirterek, barajlar yapılmadan önce yapılması gerekenlerin yapılmadığını söyledi. Evleri sular altında kalacak insanların topraklarını, arsalarını satmamaları gerektiğini belirten Bakıray, 'halkın tepkisini ortaya çıkarmak gerekir' dedi. Barajların büyük bir yıkım olduğunu, Dersim'in tarihinin ve kültürünün yok edilmeye çalışıldığını halka anlatmak gerektiğini sbelirten Bakıray, şöyle dedi: 'Biz de dernek olarak diğer sendika ve kurumlarla yaptığımız toplantılarda ve görüşmelerde bunları dile getirmeye çalışıyoruz. Kaybettiğimiz zamanı bundan sonra telafi etmeye çalışacağız.'
'Barajlar coğrafyayı bozacak'
Dersim Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Cengiz, barajların yapılmak istendiği Pülümür Çayı ve Munzur Vadisi'nin turizme kazandırılması gerektiğine dikkat çekerek, 'Kışın kayak tesisleri, yayla evleri, raftingler, balık tesislerinin kurulması ve yazlık evleri yapılırsa bu yöre turizme açılır. Bunun ilin kalkınmasına da çok büyük katkısı olur. Böyle olanaklar varken barajlar yapıp burayı sulara gömmek, hem coğrafyayı bozar, hem sudaki canlı türlerini yok eder. Biz doğanın bozulmaması için barajların yapılmasına kesinlikle karşıyız' dedi.
'Toplumsal mücadele şart'
Su tutulmaya başlanan Uzun-çayır Barajı'nın dışında Munzur Vadisi üzerinde etüt ve sondaj çalışmalarının devam ettiğini kaydeden İHD Dersim Temsilcisi Avukat Barış Yıldırım ise, Dersim halkının bu duruma tepkisiz kalmasını anlamadığını belirterek, 'Dersim ya tarihte ortaya koyduğu direnişi devam ettirerek ciddi bir tarih yazacak barajlara karşı ya da herhangi bir mücadele ortaya koymadıkları için Dersim tarih olacaktır' dedi. Barajları durdurmak ve Munzur Vadisi'nin SİT alanı ilan edilmesi için dava açtıklarını hatırlatan Av. Yıldırım şöyle dedi: 'Hukuksal mücadele ile toplumsal mücadele birleşmek durumundadır. Dersimlilerin, Dersim'in tasfiyesi planına dönüşmüş bu baraj planlarına karşı ciddi bir mücadele ortaya koymalarını bekliyoruz. Bunu burada yaşayan Dersimliler yapacak.' İl dışında yaşayan Dersimlilere de seslenen Yıldırım, tüm Dersimli aydınların, sanatçıların, yazarların, Dersim dostlarının bu sürecin içerisinde aktif olarak rol alması gerektiğini vurguladı. DERSİM - DİHA
Barajlar yapılırsa neler olacak?
Milli Park ilan edilen Munzur Vadisi içinde kalan alanlar tahrip olacak.
Dünyanın en zengin yaban hayatı özelliklerini taşıyan bölgede doğanın dengesi bozulacak.
Bölgeye özgü birçok hayvan ve endemik bitki türünün nesli tehlike altına girecek.
Dünya üzerinde benzeri çok az bulunan kırmızı pullu alabalıkların soyu tükenecek.
Kar yağışının azalmasına paralel olarak Munzur gözelerinin su kaynakları azalacak.
Bol oksijenli temiz hava, yerini rutubetli bir havaya terk edecek, böylece doğal yaşam olumsuz etkilenecek.
Munzur Vadisi üzerinden gerçekleşecek tüm ulaşım sona erecek.
Ovacık-Dersim karayolu ortadan kalkacak, il merkezi uğrak yeri olmaktan çıkacak.
Zaten insansızlaştırılmış bölgede göç artacak.
Sosyal hayat sona erecek, il merkezi ilçelerden tecrit olacak.
Barajlar çamurlarla dolduğundan ömürlerini tamamlayacak ve geriye sadece balçık yığını kalacak.
Kutsal sayılan efsanevi Munzur Baba tüm güzellikleriyle yok olacak.
Pınarlar kuruyacak. İnsan sağlığına faydalı doğal besin kaynakları yönünden zengin olan yöre, bu özelliğini yitirecek.
Kutsal sayılan birçok ziyaret yok olup gidecek ve halk mitolojisi darbe alacak.
Songül Adsız
Bu yazı 5 Eylül 2009 tarihli Demokratik Açılım gazetesinde yayınlanmıştır.
|