23 February 2012 Thursday
            | Reklam Ver  |  Kontak  |  Sayfana Ekle  |  RSS
Hani'de Emniyet Müdürlüğü'ne roketli saldırı
Diyarbakır'da tarihi Newroz
CHP'nin dizaynında Demirel mi var?
Libya'ya bomba yağıyor
Dersim iftira mı gerçek mi?
Character size :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

CHP'nin dizaynında Demirel mi var?

CHP'nin dizaynında Demirel mi var?
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, selefi Deniz Baykal’dan devraldığı koltuğa oturduğunda, kamuoyunda, “kendi iç dengeleri ile değişimi imkansız hale gelen CHP’nin değişmesi için gayrı ahlaki de olsa bir müdahale ile değişime zorlanacak” düşüncesi hakimdi.
20.03.2011 / 14:35


Uzun zaman önce demokrasi, insan hakları, hak, adalet, özgürlük gibi kavramları unutan CHP’de yeni bir dönemin başlaması beklentisi yükseliyordu artık. Daha ileri giderek, Baykal’ın, “hangi yöntemle olursa olsun o koltuktan uzaklaştırılmasını mübah hatta gerekli gören” kalem erbabı Kılıçdaroğlu’nu tüm mazlumların kurtarıcısı olacağı vehmi ile “Gahandi Kemal” ilan ediyorlardı.



Kürt ve alevi olmasına karşın ısrarla bu iki kimliğini de kullanmayan Kılıçdaroğlu, gerektiğinde milletvekilliği mazbatası ile sahip olduğu ardından Baykal’a düzenlenen komplo ile pekiştirdiği kimliğini tercih ediyor. Yani “herkese her kesime eşit mesafede duruyor” Kılıçdaroğlu.



Peş peşe iki kongre ile yenilenen Parti Meclisi ile parti yönetimini kendine yakın isimlerden yeniden oluşturan Kılıçdaroğlu’nun, Kürt kartı olarak sahaya sürdüğü Avukat Sezgin Tanrıkulu’da bu yapılanmadan genel başkan yardımcısı olarak çıktı “bileğinin hakkıyla”. Kılıçdaroğlu bu yeni kadro ile 2011 genel seçimlerine hazırlandıklarını vurguluyordu. Hedef de belliydi en az yüzde 30 oy. Aksi halde Kılıçdaroğlu, “bileğinin hakkıyla aldığı” genel başkanlık makamını terk edeceğini açıkladı.



CHP’nin “yenilendiği” günlerde Türk Gladyosu olarak da bilinen Ankara egemenliğinin derin devlet yapılanması Ergenekon’un en azından gözden çıkarılan kısmına ilişkin yargılamalar ve soruşturmalar da sürüyordu. Baykal, bu davada Ergenekoncuların avukatı olduğunu ilan ettikten sonra genel başkanlığı Kılıçdaroğlu’na devretmek durumunda kaldı. Baykal kamuoyundan büyük tepki almasına karşın, “savunma hakkının kutsallığına” olan inancından, kararından vazgeçmedi. Halefi Kılıçdaroğlu ise bu konudaki tavrını Baykal kadar açık ortaya koymamıştı.



Geçtiğimiz günlerde 2011 genel seçimlerinin 12 Haziran günü yapılmasına ilişkin hükümet önerisi mecliste onaylandı. Uzun zamandır seçim hazırlığı içinde olan siyasi partiler de aday belirleme çalışmalarına başladılar. AKP devlet bürokrasisinde konumlandırdığı kadrolarını milletvekilliği adaylığı için çekerken, CHP’de seçim ittifakı için Ergenekon sanıklarını tercih etti. Selefinin avukatlığını üslendiği Ergenekonla seçim ortaklığı kurmak Kılıçdaroğlu’na nasip oldu.



Ergenekon davasından yargılanan Mehmet Haberal CHP MYK’nın onayı ile üyeliğe kabul edildi. Haberal’ın, halen tutuklu bulunduğu Silivri (İstanbul) ya da memleketi olan Rize’den aday gösterilmesi düşünülüyor. Geçmişte DYP’den de milletvekili adayı olan Haberal’ın MHP ile çok yakın ilişkiler içinde olmasına karşın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nini, yargılanan birini aday gösteremeyeceklerini açıkladığı biliniyor. Halen MHP yönetiminde yer alan Haberal’ın oğlu Erkan Haberal’ın da Bahçeli’yi bu kararından caydıramadığı konuşuluyor. Bu nedenle, MHP’den yüz bulamayan Haberal’ın CHP’den adaylığı için devreye giren Süleymen Demirel’in Kılıçdaroğlu ile görüştüğü söyleniyor. Böyle bir süreçte Demirel’in CHP’yi merkez parti olarak algılamasının CHP yönetimi üzerinde çok etkili olduğu konuşuluyor.



Kılıçdaroğlu’nun, Ergenekon ortaklığındaki kilit isimlerden biri de kısa süre önce bu davadan tahliye edilan Türk Metal İş sendikası eski başkanı Mustafa Özbek. Ankara kulislerinde konuşulduğuna göre CHP Özbek’i Kırıkkale birinci sıradan aday göstermeyi planlıyor. Kendisi de Kırıkkaleli olan Özbek de geçmişte MHP’ye yakınlığı ile biliniyor. Özellikle Kıbrıs’ın Kuzey’inde sendika olanaklarıyla kendi adına bir tesis açan Özbek’in bu kampta MHP’li ülkücü paramiliter güçlerin eğitimine olanak sunduğu da biliniyor. 29 ilde ön seçim yapılmasını planlayan CHP yönetiminin Özbek’in adaylığını merkez yoklama ile belirlemek için Kırıkkale’yi ön seçim yapılacak iller arasından çıkardığı söyleniyor.



CHP’nin bir başka milletvekili adayı da Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün. AKP’ye yakınlığı ile bilinen TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun CHP’den adaylığını desteklediği Aygün’ün de CHP’den Ankara ikinci bölge adaylığına kesin gözüyle bakılıyor. Hisarcıklıoğlu’nun, Aygün’ün adaylığı için CHP Genel Merkezi yönetimiyle ciddi kulisler yürüttüğü gelen haberler arasında. Aygün de Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanmış daha sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.



CHP’nin adaylarından bir diğerinin de Mustafa Balbay olduğu söyleniyor. Memleketi Aydın’dan merkez yoklama ile ikinci sıradan aday olması önerilen Balbay’a istemesi halinde bu ilde yapılacak ön seçime de katılabileceği, ama ikinci sıranın her koşulda kendisine ayrıldığı bildirildi. CHP Balbay’ın cevabını bekliyor.



CHP’nin oyun sırasında açılan Kürt kartı Avukat Sezgin Tanrıkulu’nun da oy alamayacağı kaygısıyla memleketi Diyarbakır yerine İstanbul ya da Mersin’den aday gösterilmesi planlanıyor.



Baykal’ın avukatlığına soyunmasından öte, eski meclis susurluk komisyonu üyesi Fikri Sağlar’ın partiye dönme talebini reddeden Kılıçdaroğlu CHP’sinin bu kadrolarla girdiği seçim ortaklığı Kılıçdaroğlu’nun kısa zaman önceye kadar içine girdiği sessizliğin nedenini de su yüzüne çıkarıyor.



Son kamuoyu yoklamalarına göre, oyları yüzde 24-26 bandında görünen Kılıçdaroğlu, CHP’nin oylarını yükseltemese de milletvekili sayısını artırmayı hesaplıyor. Destekçilerinin taktığı adla Ghandi Kemal olarak barıştan yana büyük politikalara imza atamayan Kılıçdaroğlu, Ergenekon ortaklığı ile deyim yerindeyse gundice politikalardan medet umarak statükonun savunuculuğuna soyunuyor.



 



Erdem Can


Etiketler:
Bu haber toplam 3230 defa okundu
YAZARLAR